Sahada çalışan her makine, çevresine karşı bir sorumluluk taşır. Vinç devrilebilir, bom bir binaya temas edebilir, savrulan bir yük park halindeki araçlara zarar verebilir — ve zarar gören üçüncü kişi tazminatını işletmenizden ister. 3. Şahıs Mali Mesuliyet Sigortası (üçüncü şahıs sorumluluk sigortası), faaliyetleriniz sırasında üçüncü kişilere verilebilecek bedeni ve maddi zararlardan doğan hukuki sorumluluğunuzu poliçe limitlerine kadar üstlenir. Bu rehberde kapsamı, limit seçimini, istisnaları ve fiyatlamayı — vinç ve iş makinesi sektöründen gerçek senaryolarla — tek tek ele alıyoruz.
3. şahıs mali mesuliyet sigortası nedir?
Hukukun temel kuralı basittir: başkasına zarar veren, zararı tazmin eder. İşletmeler için bu kural, her operasyonun görünmez bir bilanço riski taşıması demektir — çünkü zarar gören "üçüncü kişi" (yani sizinle sözleşme ilişkisi olmayan herkes: yoldan geçen, komşu bina sahibi, park halindeki aracın sahibi, başka bir firmanın çalışanı) tazminat talebini doğrudan size yöneltir.
3. şahıs mali mesuliyet sigortası bu talebi devralır: bir kaza sonucu üçüncü kişilerin ölümü, yaralanması veya sağlığının bozulması nedeniyle ileri sürülen tazminat talepleri ile üçüncü kişilere ait mallarda meydana gelen zararlardan doğan hukuki sorumluluğunuzu, poliçede yazılı limitlere kadar karşılar. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde, iş faaliyetlerinizin sürdürüldüğü yerlerde geçerlidir.
Kritik kelime "limitlere kadar"dır: poliçe sınırsız bir kalkan değildir; limitin doğru seçilmesi, ilerleyen bölümlerde göreceğimiz gibi, bu sigortanın en stratejik kararıdır. Bir diğer önemli ayrım da şudur: bu poliçe işletmenizin kendi malını değil, işletmenizin bilançosunu korur — ödenen tazminat, korunan ise şirketin varlığıdır.
Kimler yaptırmalı?
Kağıt üzerinde her işletme yaptırabilir; pratikte bazı sektörler için vazgeçilmezdir:
- Vinç işletmecileri: mobil vinç, kule vinç ve vinçli kamyon operasyonları — yüksekte, kalabalık sahalarda, üçüncü kişilerin ortasında çalışır.
- Platform işletmecileri: sepetli ve makaslı platformlar çoğu zaman cadde üzerinde, yaya trafiğinin yanında iş görür.
- Ağır nakliye ve lojistik firmaları: gabari dışı yük taşıyan konvoyun güzergâhındaki her şey — köprü, alt geçit, elektrik hattı — üçüncü kişi malıdır.
- Şantiyede iş yapan her yüklenici: hafriyattan montaja, komşu parseller ve çevre yapılar her zaman risk alanındadır.
Ortak payda şudur: makineniz ne kadar güçlüyse, çevreye verebileceği zarar da o kadar büyüktür. 500 kilo kaldıran bir araçla 500 ton kaldıran bir vincin sorumluluk profili aynı olamaz — poliçenin de aynı olmaması gerekir.
Bir ölçek notu daha: bu sigorta yalnızca büyük filolar için değildir. Tek makinesiyle çalışan bir vinç işletmecisinin sorumluluk riski, filo sahibinden az değildir — hatta tek bir büyük hasarın işletmeyi bitirme ihtimali, yedeği olmayan küçük işletmede daha yüksektir. Prim, işletmenin ölçeğiyle birlikte küçülür; risk küçülmez. Sektöre yeni giren işletmecilere ilk gün önerdiğimiz iki poliçeden biri budur (diğeri kanca ucudur).
Neden kritik? Vinç sektöründen bir örnek
Bir mobil vinç, şehir merkezinde klima santrali montajı yapıyor. Ayak basıncı hesabı doğru, operatör deneyimli; ama zemin altındaki eski bir rögar kanalı çöküyor ve vinç yana yatıyor. Bom, bitişikteki binanın cephesine düşüyor: cephe kaplaması, üç dairenin balkonu ve sokakta park halindeki iki araç hasar görüyor. Yaralanan olmaması büyük şans.
Faturaya bakalım: cephe onarımı, bina güçlendirme incelemesi, iki aracın hasarı, bina sakinlerinin geçici konaklama masrafları ve avukatlık giderleri. Toplam, vincin yıllık cirosunun üzerinde bir rakama kolayca ulaşır. Sorumluluk poliçesi olmayan bir işletme için bu tablo çoğu zaman iflas ya da yıllarca sürecek bir borç yükü demektir; poliçesi olan içinse yönetilebilir bir hasar dosyasıdır.
Bu örnek kurgu değil; sektörde benzer dosyalar her yıl yaşanıyor. İşin doğası gereği kazanın tamamen sıfırlanması mümkün değil — sıfırlanabilecek olan, kazanın işletmeyi bitirme ihtimalidir.
Bir de işin az konuşulan tarafı var: sorumluluk hasarı, maddi hasardan farklı olarak ilişkisel bir hasardır. Karşınızda sigorta şirketi değil; zarar görmüş, öfkeli ve haklı bir üçüncü taraf vardır — çoğu zaman da aynı bölgede çalışmaya devam edeceğiniz bir komşu, bir işletme, bir kamu kurumu. Tazminat sürecinin profesyonelce, hızlı ve kavgasız yürümesi, işletmenizin o çevredeki itibarını korur. Poliçenin sağladığı şey yalnızca para değildir; araya giren kurumsal bir mekanizmadır: eksper tespit eder, sigortacı müzakere eder, tazminat kurallı bir zeminde ödenir. Sigortasız işletme ise aynı süreci pazarlık, husumet ve mahkeme üçgeninde, yalnız başına yürütür. Vinç ve ağır kaldırma gibi referansla iş alınan bir sektörde, "hasarını düzgün ödeyen firma" olmak başlı başına bir ticari varlıktır.
Teminat kapsamı: neleri karşılar?
Standart bir 3. şahıs mali mesuliyet poliçesi iki ana zarar grubunu karşılar:
- Bedeni zararlar: üçüncü kişilerin ölümü, yaralanması veya sağlığının bozulması halinde ileri sürülen tazminat talepleri — tedavi giderleri, iş göremezlik ve destekten yoksun kalma tazminatları dahil.
- Maddi zararlar: üçüncü kişilere ait mallarda (bina, araç, altyapı, ekipman) meydana gelen zararlar nedeniyle ileri sürülen talepler.
Buna ek olarak poliçeler genellikle, tazminat talebine karşı savunma için yapılan makul yargılama ve avukatlık masraflarını da limit dahilinde karşılar — büyük dosyalarda bu kalem tek başına ciddi bir tutardır.
Kapsamın coğrafi ve operasyonel sınırı poliçede tanımlanır: iş faaliyetlerinin sürdürüldüğü yerler ve Türkiye sınırları standarttır; şantiye adresleri değişken olan vinç işletmecileri için poliçenin tüm geçici çalışma sahalarını kapsayacak şekilde yazılması gerekir — tek adrese bağlı poliçe, gezici makine için ölü doğmuş poliçedir.
Teminat limiti nasıl seçilir?
Limit, hasar anında poliçenin ödeyeceği azami tutardır ve bu sigortanın en önemli kararıdır. Doğru limit üç sorunun cevabından çıkar:
- En kötü gerçekçi senaryonuz ne? Şehir içinde çalışan 200 tonluk bir vinç için "bom binaya düştü" senaryosu; kırsalda çalışan bir forklift için "araç hasarı" senaryosu. Limit, sizin operasyonunuzun en kötü gününe göre seçilir — sektör ortalamasına göre değil.
- Sözleşmeleriniz ne istiyor? Büyük şantiyelerin ve kurumsal işverenlerin ihale şartnameleri çoğu zaman asgari sorumluluk limiti dayatır. Limitiniz şartnamenin altındaysa ihaleye giremezsiniz — poliçe, satış aracınızın parçasıdır.
- Bedeni ve maddi ayrımı nasıl? Limitler genellikle kişi başı bedeni / kaza başı bedeni / kaza başı maddi olarak ayrı ayrı belirlenir. Bedeni zarar tazminatları son yıllarda belirgin şekilde arttı; eski poliçelerdeki alışkanlık limitleri bugünün mahkeme kararlarının gerisinde kalabiliyor.
Pratik önerimiz: limiti yıllık prim farkıyla birlikte değerlendirin. Limiti iki katına çıkarmak, primi iki katına çıkarmaz — çoğu zaman fark şaşırtıcı derecede küçüktür. Hasar günü "keşke yüksek limit alsaydık" cümlesinin maliyeti ise telafi edilemez.
Somut bir akıl yürütme örneği: şehir içinde çalışan 100 tonluk bir mobil vinç düşünün. En kötü gerçekçi senaryo, bomun bitişik yapıya teması ya da yükün kalabalık bir alana düşmesidir. Böyle bir olayda bina onarımı + araç hasarları + bir kişinin ağır yaralanması birlikte gerçekleşebilir; yalnızca bedeni tazminat kalemi (tedavi, iş göremezlik, destekten yoksun kalma) günümüz mahkeme kararlarında tek başına yüksek meblağlara ulaşıyor. Bu operasyon için "alışkanlıkla" seçilmiş düşük bir kaza başı limit, kâğıt üzerinde poliçe, pratikte açık risk demektir. Aynı vinç kırsalda, insansız sahalarda çalışıyor olsaydı risk profili — ve makul limit — bambaşka olurdu. Limit tartışması bu yüzden fiyat tartışması değil, senaryo tartışmasıdır.
Neler kapsam dışıdır?
İstisnaları bilmek, poliçeyi bilmek kadar önemlidir. Tipik olarak kapsam dışında kalanlar:
- Kendi çalışanlarınıza gelen zararlar: operatörünüz veya saha ekibiniz üçüncü kişi değildir; onların iş kazaları işveren mali sorumluluk sigortasının konusudur.
- Kancadaki yüke gelen zararlar: kaldırdığınız yük de üçüncü kişi malı olsa bile, çoğu sorumluluk poliçesi kancadaki yükü istisna tutar. Bu boşluğu vinç kanca ucu sigortası kapatır — birazdan detaylandıracağız.
- Kendi makinenize gelen hasar: vincin kendisinin hasarı makine kırılması sigortasının alanıdır.
- Kasıt ve ağır kusur: bilerek verilen zararlar hiçbir poliçede korunmaz.
- Sözleşmeyle üstlenilen ek sorumluluklar: kanunen sorumlu olmadığınız halde sözleşmeyle üstlendiğiniz yükümlülükler, ayrıca kararlaştırılmadıkça kapsam dışıdır.
- Motorlu araç trafik riskleri: vincin kara yolunda seyri sırasındaki riskler trafik ve kasko poliçelerinin konusudur; sorumluluk poliçesi sahadaki operasyonu kapsar.
Bu istisnalar poliçeden poliçeye değişir ve bir kısmı ek sözleşmeyle kapsama alınabilir. Doğru kurgu, operasyonunuzu dinleyen bir aracıyla istisna listesinin üzerinden tek tek geçmektir.
Poliçe pratikte nasıl işler?
Sorumluluk poliçesinin işleyişini dört adımda özetleyebiliriz — çünkü bu poliçe, kasko gibi "hasarım oldu, ödeyin" diyerek çalıştırılan bir poliçe değildir:
- Olay gerçekleşir ve bildirilir: kazayı, poliçedeki süre içinde tüm belgeleriyle sigortacıya bildirirsiniz. Üçüncü kişiden henüz bir talep gelmemiş olsa bile, tazminata yol açabilecek her olayın bildirilmesi gerekir.
- Talep gelir: zarar gören taraf tazminat talebini yazılı iletir ya da doğrudan dava açar. Bu aşamada savunma stratejisi sigortacıyla birlikte belirlenir; poliçe, avukatlık ve yargılama masraflarını da üstlenir.
- Kusur ve zarar tespiti yapılır: eksper raporu, bilirkişi incelemesi ve gerekirse mahkeme süreciyle kusur oranı ve zarar tutarı netleşir. Kusurun tamamen sizde olmadığı durumlarda tazminat da kusur oranınıza göre belirlenir.
- Tazminat ödenir: kesinleşen tutar, limit dahilinde doğrudan zarar gören tarafa ödenir. Limiti aşan kısım — varsa — işletmenin üzerinde kalır; limit seçiminin önemi işte bu son cümlede saklıdır.
Süreç boyunca sigortalının iki temel yükümlülüğü vardır: doğru ve zamanında bilgi vermek, ve sigortacının onayı olmadan sorumluluk kabulü ya da ödeme taahhüdünde bulunmamak. Bu iki kurala uyulan dosyalar, istisnasız daha hızlı ve daha lehte sonuçlanır.
Ek teminatlar: neleri ekletebilirsiniz?
Standart kapsam her operasyona yetmez; poliçeler ek sözleşmelerle (klozlarla) genişletilebilir. Vinç ve ağır kaldırma sektöründe en sık ihtiyaç duyulan ekler şunlardır:
- Manevi tazminat talepleri: bedeni zararlarda karşı taraf çoğu zaman maddi tazminatın yanında manevi tazminat da talep eder. Bu kalemin limit dahilinde karşılanması için poliçede açıkça yazması gerekir.
- Yer altı tesisatı hasarları: ayak basan, kazı yapan, zemine yük bindiren her operasyonda yer altındaki su, elektrik, doğalgaz ve fiber hatları risk altındadır. Altyapı hasarları hem pahalıdır hem de kamu kurumlarıyla muhataplık gerektirir; bu ek teminat sahada çalışan makineler için neredeyse zorunludur.
- Ani ve kazaen çevre kirliliği: hidrolik yağ sızıntısı, yakıt dökülmesi gibi ani olaylardan doğan temizlik ve tazminat masrafları. Tedrici (zaman içinde oluşan) kirlilik hiçbir poliçede yoktur; ama ani olay teminatı eklenebilir.
- Komşuluk ve kiracılık sorumluluğu: kiralık depo, park sahası veya atölyede çıkacak bir yangının mal sahibine ve komşulara verdiği zararlar.
- Yurt dışı geçerlilik: sınır ötesi proje alan işletmeler için poliçenin coğrafi kapsamı genişletilebilir; standart poliçe Türkiye sınırlarıyla sınırlıdır.
Her ekin küçük bir prim maliyeti vardır; ama hangi eklerin sizin için gerekli olduğu, ancak operasyonunuzu dinleyen biri tarafından söylenebilir. "Paket" diye satılan standart poliçelerin en zayıf yanı budur: kimseye tam uymayan bir ortalamayı herkese giydirir.
Sektörden üç senaryo
Teminatın ne zaman devreye girdiğini en iyi gerçekçi senaryolar anlatır:
Senaryo 1 — Sepetli platform, cadde üzeri: Bir tabela montajında platformun sepeti manevra sırasında binanın saçağına takılıyor; kopan parçalar aşağıdaki kafenin tentesine ve masalarına düşüyor. Yaralanan yok; tente, masalar ve saçak onarımı üçüncü kişi maddi zararıdır — poliçe limit dahilinde karşılar. Aynı olayda bir müşteri yaralansaydı, tedavi ve tazminat talepleri bedeni zarar teminatından ödenecekti.
Senaryo 2 — Ağır nakliye konvoyu, alt geçit: Gabari dışı bir trafo taşımasında yük, hesaplanandan alçak bir alt geçidin kirişine temas ediyor. Kirişteki hasar ve geçidin onarım süresince kapatılmasından doğan kamu zararı, taşıyıcının üçüncü şahıs sorumluluğuna girer. Yükün kendisindeki hasar ise bu poliçenin değil, nakliyat emtia sigortasının konusudur — iki poliçenin aynı projede nasıl el ele çalıştığının ders kitabı örneği.
Senaryo 3 — Forklift, müşteri deposunda: Müşterinin deposunda çalışan forkliftiniz, manevra sırasında raf sistemine çarpıyor; raflar deviriliyor ve müşteriye ait ürünler hasar görüyor. Müşteri sizinle sözleşme ilişkisi içinde olsa da, zarar gören mallar sizin sorumluluğunuza girer ve talep size yönelir. Poliçenizin depo içi operasyonları ve emanet/kontrol altındaki mal istisnasını nasıl düzenlediği burada belirleyicidir — teklif aşamasında mutlaka sorulmalıdır.
Kanca ucu sigortasından farkı
Vinç sektöründe en sık karıştırılan ikili budur ve fark hayatidir:
- 3. şahıs sorumluluk → vincin çevresine verdiği zararları karşılar: binalar, araçlar, insanlar, altyapı.
- Kanca ucu sigortası → vincin kancasındaki yüke gelen zararları karşılar: kaldırılan makine, çelik konstrüksiyon, prefabrik eleman.
Bir kaldırma kazasında çoğu zaman ikisi birden devreye girer: düşen yük hem kendisi hasar görür (kanca ucu) hem de düştüğü yerdeki üçüncü kişi malına zarar verir (3. şahıs). İki poliçeden yalnızca birine sahip olan işletme, faturanın yarısıyla baş başa kalır. Bu yüzden vinç işletmecilerine iki poliçeyi her zaman birlikte, limitleri birbiriyle uyumlu şekilde kurgulamalarını öneririz.
İşveren sorumluluğundan farkı
İkinci sık karışıklık: "çalışanım da zarar görürse bu poliçe öder mi?" Hayır. Sorumluluk hukukunda çalışanlarınız üçüncü kişi sayılmaz; onların iş kazalarından doğan tazminat talepleri ve SGK rücuları işveren mali sorumluluk sigortasının konusudur. Tam koruma isteyen bir saha operasyonunun sorumluluk üçgeni şudur: 3. şahıs (çevre) + işveren (ekip) + kanca ucu (yük). Üçü birlikte, operasyonun etrafına kesintisiz bir çember çizer.
Fiyatı ne belirler?
Prim, riskin fotoğrafından hesaplanır. Ana faktörler:
- Faaliyet türü ve makine parkı: 500 tonluk mobil vinç ile küçük bir forkliftin risk profili farklıdır; makine sayısı ve kapasiteleri fiyatın temelidir.
- Seçilen limitler: kişi başı / kaza başı bedeni ve maddi limitler yükseldikçe prim artar — ama doğrusal değil; yüksek limitin birim maliyeti düşer.
- Çalışılan bölgeler ve saha tipleri: şehir merkezi operasyonları, kırsal operasyonlardan daha yüksek çevre riski taşır.
- Yıllık iş hacmi: operasyon sayısı arttıkça istatistiksel risk büyür.
- Hasar geçmişi: temiz geçmiş yenilemede pazarlık gücüdür; hasarlı geçmişte ise doğru anlatılmış bir iyileştirme hikâyesi (yeni ekipman, eğitim, prosedür) primi dengeleyebilir.
- Muafiyet: küçük hasarları üstlenmek primi düşürür.
Sektörü tanıyan bir aracının farkı burada ortaya çıkar: riskinizi sigorta şirketine doğru anlatmak, çoğu zaman primi belirgin şekilde aşağı çeker — çünkü şirketler bilmedikleri riski pahalı fiyatlar. Aynı makine parkı için "vinç işletmecisi" diye kesilen genel bir dosya ile; makinelerin yaşını, operatör belgelerini, iş güvenliği prosedürlerini ve çalışılan saha profillerini anlatan işlenmiş bir dosya, aynı şirketten farklı tekliflerle döner. Bizim işimizin görünmeyen kısmı budur: riskinizi sigortacının diline çevirmek.
Bir de zamanlama notu: sorumluluk poliçesi yıllıktır ve yenileme dönemi, koşulları iyileştirmenin en doğru anıdır. Yenilemeden birkaç hafta önce şu üç şey gözden geçirilmelidir: makine parkında değişiklik var mı (yeni alınan veya satılan makineler), sözleşmelerinizde yeni limit şartları geldi mi, ve geçen yılki hasar dosyalarından çıkan dersler poliçeye yansıdı mı? Son dakika yenilemesi, geçen yılın poliçesinin fotokopisidir; planlı yenileme ise her yıl biraz daha iyi bir poliçedir.
Küçük sözlük: poliçenizde göreceğiniz terimler
- Mali mesuliyet: "mali sorumluluk"un poliçe dilindeki karşılığı — başkasına verilen zararı tazmin etme yükümlülüğü.
- Kişi başı / kaza başı limit: bir kişiye ödenecek azami tutar ile tek bir olayda toplam ödenecek azami tutar. İkisi ayrı ayrı yazılır ve ikisi de önemlidir.
- Kloz (ek sözleşme): standart kapsamı genişleten veya daraltan özel şart maddesi.
- Muafiyet: her hasarda sigortalının üstünde kalan tutar.
- Rücu: tazminatı ödeyen tarafın, kusurlu başka bir tarafa dönüp ödediğini talep etmesi.
- Destekten yoksun kalma tazminatı: ölümlü kazalarda, hayatını kaybeden kişinin desteğinden yoksun kalanların talep ettiği tazminat — bedeni zarar limitinin büyüklüğünün asıl nedeni.
- Sovtaj: hasarlı malın kalan ekonomik değeri; tazminat hesabında düşülür.
- Zeyilname: poliçe süresi içinde yapılan değişiklikleri (yeni makine eklenmesi, limit artışı gibi) belgeleyen ek evrak — makine parkı değiştikçe poliçenin güncel tutulmasının aracıdır.
Hasar anında ne yapmalı?
Sorumluluk hasarlarında süreç, maddi hasarlardan farklı işler — karşınızda zarar gören bir üçüncü taraf ve muhtemel bir hukuk süreci vardır:
- Güvenliği sağlayın ve olay yerini koruyun: ikincil kazaları önleyin; makinenin ve sahanın konumunu değiştirmeden fotoğraflayın.
- Resmi tutanak tutturun: kolluk ve/veya iş güvenliği birimlerinin olay tespit tutanağı, dosyanın omurgasıdır.
- Tanık ve kamera kaydı toplayın: çevre işyerlerinin kameraları ve görgü tanıkları, kusur değerlendirmesinde belirleyicidir.
- Sorumluluğu kabul eden beyandan kaçının: üzgün olmak insani, "kusur bizde" demek hukukidir. Kusur tespiti eksper ve mahkemenin işidir; erken kabul, sigortacının savunma hakkını zayıflatabilir.
- Sigortacınıza derhal bildirin: poliçedeki bildirim süreleri içinde, tüm belgelerle birlikte. Üçüncü kişiden gelen her yazılı talebi ve dava evrakını geciktirmeden iletin.
Fidancılar müşterisiyseniz bu sürecin tamamında yanınızdayız: dosyanın hazırlanması, eksper süreci ve tazminat müzakeresi bizim işimizdir.
En sık yapılan 5 hata
- Limiti prime bakarak seçmek. En ucuz poliçe, en düşük limitli poliçedir; hasar günü en pahalıya dönüşür.
- Poliçeyi tek şantiye adresine bağlamak. Gezici makineler için poliçe tüm geçici sahaları kapsamalıdır.
- Kanca ucunu kapsamda sanmak. Kancadaki yük istisnasını okumadan poliçe kesmek, en pahalı hasarı açıkta bırakmaktır.
- Sözleşme şartlarını aracıya iletmemek. İşvereninizin şartnamesindeki limit ve ek teminat şartları poliçeye yansımazsa, hem sözleşmeye aykırı düşersiniz hem teminatsız kalırsınız.
- Yenilemede limiti güncellememek. Tazminat tutarları ve varlık değerleri artarken beş yıl önceki limitle devam etmek, korumayı her yıl biraz daha inceltir.
Poliçe seçim kontrol listesi
Teklif masadayken şu soruların net cevabını isteyin:
- Kişi başı ve kaza başı bedeni limitler ile maddi zarar limiti ne kadar?
- Poliçe tüm geçici çalışma sahalarını kapsıyor mu?
- Yargılama ve avukatlık masrafları limit dahilinde mi, limite ek mi?
- Hangi istisnalar var? Hangileri ek sözleşmeyle kapsama alınabilir?
- Muafiyet ne kadar ve nasıl uygulanıyor?
- Kanca ucu, işveren ve makine kırılması poliçeleriyle sınırlar nasıl çiziliyor — boşluk ya da çakışma var mı?
- Hasar bildirim süresi ve prosedürü net mi?
Son bir hatırlatma: bu listedeki soruların cevabını alamadığınız bir teklif, fiyatı ne olursa olsun eksik bir tekliftir. Sorumluluk sigortasında ucuzun maliyeti, hasar günü ödenir — ve o gün pazarlık şansı yoktur. İyi kurgulanmış bir poliçe ise yıllarca sessizce bekler, tek bir kötü günde işletmenizin geleceğini satın alır.
2007'den beri yalnızca vinç, ağır kaldırma ve ağır nakliye sektörüne çalışan bir aracı olarak, sorumluluk poliçelerini operasyonunuzun gerçeğine göre kurguluyoruz. Makine parkınızı ve çalışma profilinizi teklif formumuzdan iletin; limitleri birlikte, işinizin en kötü gününe göre belirleyelim. Nakliyat tarafındaki riskleriniz için de nakliyat sigortası rehberimize göz atabilirsiniz.