Yük yola çıktığı anda, değeri de yola çıkar. Kamyon devrilebilir, konteyner ıslanabilir, vinçle indirilen makine düşebilir, gemi rötar yapabilir. Nakliyat sigortası, taşınan yükün başına gelebilecek bu tür zararların mali sonuçlarını taşıyan poliçelerin genel adıdır. Bu rehberde nakliyat sigortasının türlerini, teminat seviyelerini, fiyatı belirleyen faktörleri ve doğru poliçeyi seçmenin yolunu — sektörden gerçek örneklerle — tek tek anlatıyoruz.
Nakliyat sigortası nedir?
Nakliyat sigortası; deniz, kara, hava veya demir yoluyla taşınan her türlü yükün, taşıma sırasında uğrayabileceği fiziksel kayıp ve hasarları teminat altına alan sigorta ailesidir. "Aile" diyoruz, çünkü tek bir poliçeden değil, birbirini tamamlayan birkaç poliçe türünden oluşur: yükün kendisini koruyan emtia (emtea) sigortası, taşıyıcının hukuki sorumluluğunu koruyan taşıyıcı sorumluluk sigortası, uluslararası kara taşımacılığına özgü CMR sigortası ve standart dışı işler için özel proje nakliyat (FFL) poliçeleri.
Bu ayrım kâğıt üzerinde ince görünebilir ama pratikte her şeydir: yükü taşıtan firmanın poliçesi ile yükü taşıyan firmanın poliçesi aynı şey değildir ve biri diğerinin yerine geçmez. Rehberin ilerleyen bölümlerinde bu farkı netleştireceğiz; nakliyecilerin en sık yaşadığı hasar anlaşmazlıkları tam bu noktadan çıkar.
Neden gerekli? Gerçek bir örnekle
Bir makine ithalatçısı düşünün: Almanya'dan 4 milyon TL değerinde bir CNC tezgâhı getirtiyor. Tezgâh limanda gemiden indirildi, kamyona yüklendi, fabrikaya doğru yola çıktı. Otoyolda zincirleme kazaya karışan kamyon devrildi ve tezgâh hurdaya döndü.
Bu noktada üç senaryo var:
- Yükün emtia sigortası varsa: poliçe devreye girer, hasar bedeli sigorta şirketinden tahsil edilir. Süreç, evraklar tamamsa haftalar mertebesinde biter.
- Sadece taşıyıcının sorumluluk sigortası varsa: tazminat, taşıyıcının kusuruna ve poliçesindeki limite bağlıdır. Uluslararası kara taşımalarında taşıyıcının sorumluluğu CMR Konvansiyonu gereği yükün ağırlığına göre sınırlıdır — 4 milyon TL'lik ama görece hafif bir makinede bu limit, gerçek zararın çok altında kalabilir.
- Hiçbir poliçe yoksa: zarar, uzun ve sonu belirsiz bir hukuk mücadelesine dönüşür; işletme bu sürede hem parasından hem üretim kapasitesinden olur.
Nakliyat sigortasının varlık sebebi bu tablodur: yük sahibinin zararını taşıyıcının kusurundan ve limitlerinden bağımsız hale getirmek.
Bir de işin ticari itibar boyutu var: müşterisine teslim tarihi taahhüt etmiş bir sanayici için hasar, yalnızca makine bedeli değildir — duran üretim hattı, kaçan termin, ödenen gecikme cezaları ve sarsılan müşteri güvenidir. Sigorta bu dolaylı yaraların hepsini saramaz (gecikme zararları ayrı bir konudur), ama en büyük kalemi — yükün kendisinin bedelini — masadan kaldırır ve işletmeye "makineyi yeniden sipariş edecek nakit" nefesini hemen verir. Nakit akışı sıkı olan KOBİ'lerde bu nefes, çoğu zaman işletmenin devamı ile küçülmesi arasındaki farktır.
Nakliyat sigortası türleri
Dört ana tür vardır ve her biri farklı bir tarafı, farklı bir riske karşı korur.
1. Nakliyat emtia sigortası — yükün kendisinin sigortası
En bilinen türdür. Taşınan malın (emteanın) taşıma sırasındaki fiziksel kayıp ve hasarını, poliçede seçilen teminat seviyesine göre karşılar. İthalat, ihracat ve yurt içi taşımaların tümünde yapılabilir; deniz, kara, hava ve demir yolu taşımalarını kapsayacak şekilde düzenlenir. Yükü taşıtan taraf — ithalatçı, ihracatçı, sanayici — yaptırır. Detaylar için nakliyat emtea sigortaları sayfamıza bakabilirsiniz.
2. Taşıyıcı sorumluluk sigortası — taşıyanın sigortası
Yurt içi taşımalarda taşıyıcı firmanın, taşıdığı yüke gelen zararlardan doğan hukuki sorumluluğunu karşılar. Kritik nokta şudur: bu poliçe yükü değil, taşıyıcının sorumluluğunu sigortalar. Taşıyıcının kusursuz olduğu durumlarda (örneğin kaçınılmaz doğal afet) devreye girmeyebilir; bu yüzden yük sahibinin ayrıca emtia sigortası yaptırması her zaman en sağlıklısıdır. İki poliçe rakip değil, tamamlayıcıdır.
3. CMR sigortası — uluslararası kara taşımacılığı
Uluslararası kara yolu taşımalarında taşıyıcının sorumluluğu, CMR Konvansiyonu adlı uluslararası sözleşmeyle belirlenir. CMR sigortası, taşıyıcının bu konvansiyondan doğan sorumluluğunu teminat altına alır. Türkiye'den Avrupa'ya düzenli sefer yapan her nakliye firmasının vazgeçilmezidir; birçok yük sahibi ve lojistik zinciri, CMR poliçesi olmayan taşıyıcıyla çalışmaz.
4. Özel proje nakliyat sigortaları (FFL) — standart dışı işler
Gabari dışı yükler, ağır nakliye, fabrika taşıma projeleri, enerji santrali ekipmanı sevkiyatları… Bu işler standart poliçe kalıplarına sığmaz; güzergâh etüdü, özel araçlar, vinçli indirme-bindirme operasyonları içerir. Özel proje nakliyat sigortaları, hem nakliye organizasyonunu üstlenen aracıların sorumluluklarını hem de projeye özgü riskleri, işe özel şartlarla güvence altına alır. Vinç ve ağır kaldırma sektörüne yıllardır hizmet veren bir aracı olarak en derin tecrübemiz bu alandadır.
Teminat kapsamları: Tam Ziya, Dar ve Geniş Teminat
Tür seçimi kadar önemli ikinci karar, teminatın genişliğidir. Türk sigorta piyasasında emtia poliçeleri üç ana seviyede düzenlenir:
| Teminat | Neyi karşılar? | Kimin için mantıklı? |
|---|---|---|
| Tam Ziya | Yalnızca taşıma aracının (gemi, kamyon, uçak) tamamen zayi olması sonucu yükün tamamen yok olmasını karşılar. Kısmi hasarlar kapsam dışıdır. | Bütçesi en kısıtlı, riski görece düşük, düşük değerli yükler. |
| Dar Teminat | Tam Ziya'ya ek olarak; kaza, yangın, çarpışma, devrilme gibi poliçede sayılan ana rizikoların yol açtığı kısmi hasarları da karşılar. | Orta değerli, standart yükler; dengeli fiyat/koruma arayanlar. |
| Geniş Teminat | Poliçede istisna edilmeyen her riski kapsar — mantık tersine döner: "sayılanlar hariç her şey" teminattadır. Islanma, kırılma, çalınma gibi riskler de genellikle dahildir. | Yüksek değerli makine ve ekipman sevkiyatları; ithalat-ihracat işlemleri. |
Pratik kural: yükün değeri ve hasar görme ihtimali arttıkça teminat genişlemelidir. 4 milyon TL'lik CNC tezgâhını Tam Ziya ile taşıtmak, kasko yerine yalnızca "pert olursa öderim" diyen bir poliçeyle araç kullanmaya benzer: en sık yaşanan hasarlar (kısmi hasar, ıslanma, darbe) kapsam dışında kalır.
Üç kısa örnekle somutlaştıralım. İnşaat demiri gibi darbeye dayanıklı, birim değeri düşük bir yükte Dar Teminat çoğu zaman yeterlidir; zaten olası hasar senaryosu kaza ve devrilmeyle sınırlıdır. Paletlenmiş elektronik eşyada Geniş Teminat şarttır; ıslanma, darbe ve çalınma — yani Dar Teminatın dışarıda bıraktığı ne varsa — bu yükün ana riskleridir. İkinci el bir mobil vincin yurt içi sevkiyatında ise Geniş Teminat + yükleme/boşaltma teminatı doğru kurgudur; makinenin başına gelebilecek en olası şey, çekiciye bindirilirken ya da sahada indirilirken yaşanacak bir elleçleme hasarıdır. Görüldüğü gibi seçim, "hangisi daha iyi" sorusunun değil, "bu yükün gerçekçi hasar senaryosu ne" sorusunun cevabıdır.
Neler kapsam dışıdır?
Her poliçenin istisnaları vardır ve sürprizle karşılaşmamak için bunları peşinen bilmek gerekir. Emtia poliçelerinde yaygın istisnalar şunlardır:
- Yetersiz ambalajlama: yük, taşıma şekline uygun paketlenmemişse hasar reddedilebilir. Makine sevkiyatında sabitleme ve destekleme kritik önemdedir.
- Yükün doğasından kaynaklanan hasarlar: kendiliğinden bozulma, fire, buharlaşma gibi içsel kusurlar.
- Gecikmeden doğan dolaylı zararlar: yük sağlam ulaştı ama geç kaldı — üretim kaybı, ceza ödemeleri gibi dolaylı zararlar standart teminata girmez.
- Kasıt ve ağır kusur: sigortalının kasıtlı davranışları.
- Savaş, grev, kargaşa: ayrıca prim ödenerek ek teminatla alınabilir; uluslararası sevkiyatlarda çoğu zaman almaya değer.
Bu liste poliçeden poliçeye değişir. Doğru aracı, istisnaları imza öncesinde tek tek önünüze koyan aracıdır — sonrasında sürpriz yaşatan değil.
Nakliyat sigortası fiyatını ne belirler?
"Nakliyat sigortası fiyatları" diye tek bir tarife yoktur; prim, riskin fotoğrafına göre hesaplanır. Başlıca faktörler:
- Yükün değeri ve cinsi: prim, sigorta bedelinin (yük değeri + navlun + beklenen kâr) binde birkaçı olarak hesaplanır. Kırılgan, çalınmaya elverişli veya hassas yüklerde oran yükselir.
- Taşıma şekli ve güzergâh: deniz, kara, hava ve demir yolunun risk profilleri farklıdır; güzergâhın geçtiği bölgeler ve aktarma sayısı primi doğrudan etkiler.
- Teminat genişliği: Tam Ziya en ucuz, Geniş Teminat en yüksek primlidir — aradaki fark çoğu zaman sanıldığından azdır ve genellikle genişletmeye değer.
- Ambalaj ve elleçleme koşulları: konteyner mi, açık kasa mı? Profesyonel sabitleme var mı? Vinçle mi indirilecek?
- Hasar geçmişi: düzenli çalışan firmalarda geçmiş hasar performansı, yenileme primlerini aşağı ya da yukarı çeker.
- Muafiyet tercihi: küçük hasarları üstlenmeyi kabul ederseniz (muafiyet), prim düşer.
Sağlıklı bir teklif için sigorta bedelini doğru bildirmek şarttır: yükü değerinin altında sigortalatmak (eksik sigorta), hasar anında tazminatın da aynı oranda kırpılması demektir.
Kabaca bir fikir vermesi için: emtia sigortasında prim, sigorta bedelinin binde 1'i ile binde 5'i arasında bir bantta gezinir. 2 milyon TL'lik bir makine sevkiyatında bu, kaba hesapla 2.000–10.000 TL arası bir prim demektir — bandın neresine düşeceğinizi yukarıdaki altı faktör belirler. Aynı makineyi konteyner içinde, tek aktarmayla, geniş teminatla taşıtmakla; açık kasada, üç aktarmayla, dar teminatla taşıtmak arasında hem prim hem koruma açısından ciddi fark vardır. Bu yüzden "nakliyat sigortası kaç para?" sorusunun dürüst tek cevabı şudur: sevkiyatınızın fotoğrafını görmeden söylenen her rakam tahmindir. Doğru teklif, yükünüzü ve güzergâhınızı dinleyen tekliftir — ki telefonla on dakikalık bir görüşme çoğu zaman yeterlidir.
Sefer bazlı mı, abonman mı?
Yılda birkaç sevkiyat yapan işletme için sefer bazlı (flotan) poliçe yeterlidir: her taşıma öncesi bildirim yapılır, o sefer için poliçe kesilir. Düzenli sevkiyat yapan işletmeler içinse abonman poliçesi hem daha ekonomik hem de operasyonel olarak konforludur: yıllık bir sözleşmeyle tüm sevkiyatlar otomatik teminat altına girer, unutulan sefer kalmaz, birim maliyet düşer.
Tecrübeyle sabit bir uyarı: sefer bazlı çalışan firmaların en sık yaşadığı hasar hikâyesi, "bu sefer kısa mesafe, bir şey olmaz" denip sigortasız çıkılan taşımada yaşanır. Sevkiyat sayınız aylık birkaç seferi geçiyorsa abonman modelini mutlaka değerlendirin.
İki modeli yan yana koyarsak: sefer bazlı poliçede her taşıma için ayrı bildirim ve ayrı poliçe vardır; esnektir ama operasyon yükü taşır ve unutulmaya açıktır. Abonman poliçede yıllık çerçeve sözleşme kurulur, sevkiyatlar dönemsel bildirimlerle akar, prim gerçekleşen taşıma hacmi üzerinden hesaplanır; birim maliyet düşer, hiçbir sefer açıkta kalmaz ve muhasebe tarafında tek sözleşmeyle çalışılır. Karar için pratik eşik şudur: geçen yılki sevkiyat sayınızı hatırlamakta zorlanıyorsanız, abonmana geçme vaktiniz çoktan gelmiş demektir.
Taşıma moduna göre riskler ve dikkat noktaları
Her taşıma modunun kendine özgü risk profili vardır; poliçe kurgusu da buna göre şekillenmelidir.
Deniz yolu
Uluslararası ticaretin omurgasıdır ve nakliyat sigortacılığının tarihsel kökeni denizdir. Öne çıkan riskler: fırtına ve dalga hasarı, konteynerin güverteden düşmesi, ıslanma ve nem, limanlarda elleçleme hasarları. Deniz taşımalarında ayrıca müşterek avarya denen özel bir kurum vardır: gemiyi kurtarmak için yapılan fedakârlıkların maliyeti, yük sahipleri arasında paylaştırılır — sigortasız yük sahibi, kendi yükü sapasağlam olsa bile bu paya ortak olur. Tek başına bu kurum bile deniz taşımasında emtia sigortasını vazgeçilmez kılar.
Kara yolu
Türkiye'nin iç taşımalarında ve Avrupa hattında en yoğun kullanılan moddur. Başlıca riskler: trafik kazası, devrilme, yükün kayması, hırsızlık ve park halindeki araçtan çalınma. Uzun güzergâhlarda gece parklanma noktaları ile ara aktarma depoları, hasar istatistiklerinde öne çıkar; poliçenin depolama sürelerini de kapsaması bu yüzden önemlidir.
Hava yolu
En hızlı ve hasar oranı en düşük moddur; buna karşılık taşınan yükler genellikle yüksek değerlidir (elektronik, yedek parça, hassas cihaz). Riskler daha çok yer hizmetlerinde — yükleme, boşaltma ve terminal elleçlemesinde — yoğunlaşır. Kilo başına tazminat limitleri konvansiyonlarla sınırlı olduğundan, değerli yüklerde emtia sigortası aradaki farkı kapatır.
Demir yolu
Ağır ve hacimli yüklerde giderek büyüyen bir alternatiftir. Riskler: manevra ve vagon aktarmalarında darbe, yükleme sabitlemelerinin gevşemesi, kombine taşımalarda mod geçişlerindeki elleçlemeler. Kombine (multimodal) taşımalarda poliçenin kapıdan kapıya, tüm modları kesintisiz kapsaması gerekir — aksi halde modlar arasındaki geçiş anları teminat boşluğuna dönüşür.
Teslim şekilleri: sigortayı kim yaptırır?
Uluslararası ticarette alıcı ile satıcının sorumlulukları, teslim şekilleri (Incoterms) ile belirlenir — ve sigortayı kimin yaptıracağı da buradan çıkar:
- EXW / FOB gibi teslim şekillerinde: yük yola çıktıktan sonraki risk büyük ölçüde alıcıya geçer; sigortayı alıcı yaptırmalıdır. Türkiye'ye ithalat yapan firmaların çoğu bu gruptadır ve sigortayı kendi tarafında, kendi güvendiği aracıyla kurgulamak her zaman daha sağlıklıdır.
- CIF / CIP teslimde: sigortayı satıcı yaptırmakla yükümlüdür. Ancak dikkat: satıcı çoğu zaman en dar teminatı seçer. CIF'te asgari yükümlülük dar kapsamdır; yüksek değerli makine alıyorsanız satıcıdan geniş teminat talep etmek ya da farkı kapatan ek bir poliçe yaptırmak gerekir.
- Yurt içi taşımalarda: taraflar sözleşmeyle belirler; belirlenmemişse hasar anında "kim sigortalatacaktı?" tartışması çıkar. Sevkiyat öncesi tek cümlelik bir netleştirme, aylarca sürecek anlaşmazlığı önler.
Pratik önerimiz şudur: riski hangi aşamada siz taşıyorsanız, o aşamanın sigortasını kendi kontrolünüzde tutun. Karşı tarafın poliçesine emanet edilen risk, hasar gününe kadar kimsenin okumadığı bir poliçeye emanet edilmiş demektir.
Vinç ve ağır ekipman sevkiyatında sigorta
Uzmanlık alanımız olduğu için bu başlığı ayrıca açıyoruz. Vinç, platform, forklift ve benzeri iş makinelerinin sevkiyatı, standart yük taşımacılığından üç noktada ayrılır:
- Yükün kendisi bir makinedir: darbe görmüş bir teleskopik bom, dışarıdan sağlam görünse bile hassas toleransları kaçmış olabilir. Poliçede gizli hasar tespiti ve ekspertiz koşullarının makine sevkiyatına uygun kurgulanması gerekir.
- İndirme-bindirme vinçle yapılır: en kritik anlar, makinenin çekiciye yüklendiği ve sahada indirildiği anlardır. Bu anların emtia poliçesinde teminata dahil olduğundan emin olun; kaldırma operasyonunu yapan tarafın sorumluluğu içinse vinç kanca ucu sigortası devrededir. İki poliçenin sınırları netleştirilmezse hasar anında şirketler topu birbirine atar.
- Gabari ve ağırlık: ağır ve gabari dışı taşımalar özel izinler, özel dorseler ve güzergâh etüdü ister. Standart poliçe kalıpları bu operasyonları tanımaz; projeye özel şartlarla çalışmak gerekir.
Makinesini bir şantiyeden diğerine sık taşıyan işletmeler için en temiz çözüm, makine parkını ve yıllık taşıma profilini birlikte ele alan kombine bir kurgudur: makine kırılması + nakliyat + sorumluluk poliçelerinin sınırları birbirini tamamlayacak şekilde çizilir.
Poliçe ve hasar için gerekli belgeler
Teklif ve poliçe aşamasında genellikle şunlar yeterlidir: yükün cinsi ve değeri (fatura/proforma), çıkış ve varış noktaları, taşıma şekli ve aracı, ambalaj bilgisi, istenen teminat seviyesi. Abonman poliçelerde buna yıllık sevkiyat projeksiyonu eklenir.
Hasar dosyasında ise şu evraklar istenir: poliçe, ticari fatura, taşıma belgesi (konşimento, CMR belgesi veya sevk irsaliyesi), olay tutanağı, hasar fotoğrafları, taşıyıcıya çekilen rezerv/ihtar yazısı ve eksper raporu. Bu listeyi sevkiyattan önce bilmek, hasar gününde panikle evrak aramaktan iyidir — dosyayı eksiksiz teslim eden sigortalının tazminatı belirgin şekilde hızlı ödenir.
Hasar anında ne yapmalı?
En iyi poliçe bile, hasar günü doğru yönetilmeyen bir dosyayı kurtaramaz. Tazminat sürecinde sigorta şirketinin baktığı iki temel soru vardır: hasar gerçekten taşıma sırasında mı oluştu ve sigortalı, zararın büyümemesi için üzerine düşeni yaptı mı? Aşağıdaki adımlar bu iki soruya baştan güçlü cevap vermenizi sağlar; hasar tazminatının hızlı ödenmesi büyük ölçüde ilk 24–48 saatte yapılanlara bağlıdır:
- Tutanak tutun: kaza/olay yerinde resmi tutanak (trafik kazasında polis/jandarma raporu) mutlaka düzenlensin.
- Fotoğraflayın: yükün, aracın ve ambalajın durumunu her açıdan, mümkünse indirme öncesinde belgeleyin.
- Taşıyıcıya yazılı rezerv koyun: teslim evrakına "hasarlıdır" şerhi düşün; şerhsiz teslim, sonradan hak kaybına yol açabilir.
- Sigortacınıza derhal bildirin: poliçedeki bildirim sürelerini kaçırmayın; eksper ataması ne kadar erken olursa süreç o kadar hızlı ilerler.
- Yükü koruyun: hasarın büyümemesi için makul önlemleri alın — bu, sigortalının poliçeden doğan yükümlülüğüdür.
Aracınız Fidancılar ise bu sürecin tamamını sizin adınıza biz takip ederiz: eksper koordinasyonundan evrak tamamlamaya, tazminatın tahsiline kadar.
En sık yapılan 5 hata
Yıllardır hasar dosyalarında tekrar tekrar gördüğümüz hatalar şunlar:
- "Taşıyıcının sigortası var, bana gerek yok" varsayımı. Taşıyıcının poliçesi kendi sorumluluğunu korur; limiti yükünüzün değerinin altında olabilir, kusursuzluk halinde hiç devreye girmeyebilir. Yükünüzün güvencesi kendi emtia poliçenizdir.
- Yükü eksik bedelle sigortalatmak. Primden birkaç yüz lira kazanmak için 4 milyonluk makineyi 2 milyon gösterirseniz, kısmi hasarda tazminat da yarıya kırpılır (eksik sigorta kuralı). Bedeli her zaman gerçek değer + navlun üzerinden bildirin.
- Yükleme-boşaltma anlarını teminat dışı bırakmak. Makine sevkiyatlarında hasarların önemli kısmı yolda değil, indirme-bindirmede yaşanır. Bu anların poliçede açıkça yazdığını görmeden imza atmayın.
- Teslim evrakına şerh düşmemek. Hasarlı yükü "sorunsuz teslim alındı" imzasıyla almak, tazminat hakkını ciddi biçimde zayıflatır. Şüpheli her durumda evrakta yazılı rezerv bırakın.
- Poliçeyi hasar günü okumak. İstisnalar, muafiyetler ve bildirim süreleri sevkiyattan önce konuşulacak konulardır. İyi bir aracı bunları size sormadan anlatır — anlatmıyorsa aracınızı sorgulayın.
Küçük sözlük: poliçenizde göreceğiniz terimler
- Navlun: taşıma ücreti. Sigorta bedeline eklenebilir ve eklenmesi önerilir.
- Konşimento: deniz taşımasında yükün teslim alındığını gösteren kıymetli evrak; hasar dosyasının temel belgesi.
- CMR belgesi: uluslararası kara taşımasının taşıma senedi; hem sözleşmenin hem teslimin kanıtı.
- Müşterek avarya: gemiyi kurtarmak için yapılan fedakârlık maliyetlerinin tüm yük sahiplerine paylaştırılması. Emtia poliçesi bu payı üstlenir.
- Muafiyet: her hasarda sigortalının üzerinde kalan tutar. Yüksek muafiyet = düşük prim.
- Rezerv: teslim sırasında hasara ilişkin evraka düşülen yazılı kayıt; tazminat hakkının sigortasıdır.
- Sovtaj: hasarlı malın ekonomik değeri; tazminat hesabında düşülür.
- Eksper: hasarın nedenini ve tutarını bağımsız olarak tespit eden yetkili uzman.
Doğru poliçeyi seçmek için kontrol listesi
Teklif masadayken şu soruların cevabını isteyin:
- Teminat seviyesi ne — Tam Ziya mı, Dar mı, Geniş mi? Yüküme uygun mu?
- Sigorta bedeline navlun ve gümrük masrafları dahil mi?
- Yükleme, aktarma ve boşaltma anları teminatta mı? (Vinçle elleçleme yapılan işlerde kritik.)
- Hangi istisnalar var? Savaş/grev ek teminatı alınmalı mı?
- Muafiyet ne kadar, hasar halinde nasıl uygulanıyor?
- Depolama süreleri (ara depolama, gümrük sahası) kapsama dahil mi?
- Hasar bildirim süresi ve prosedürü net mi?
Bu soruların hepsine net cevap veren bir poliçeyle yola çıkıyorsanız, yükünüz gerçekten güvende demektir. Cevaplardan herhangi biri belirsiz kalıyorsa, imzadan önce durup sormak — ve gerekiyorsa şartı poliçeye yazdırmak — hasar günü yaşanacak her tartışmadan daha ucuzdur.
2007'den beri vinç, ağır kaldırma ve ağır nakliye sektörüne odaklanmış bir sigorta aracısı olarak; makinenizi, yükünüzü ve operasyonunuzu tanıyarak poliçe kurgularız. Sevkiyatınızın detaylarını teklif formumuz üzerinden iletin ya da bizi arayın — işinize uygun teminatı birlikte belirleyelim. Faaliyetleriniz sırasında üçüncü kişilere karşı sorumluluklarınız için de 3. şahıs sorumluluk sigortası sayfamıza göz atabilirsiniz.